Kendini kısaca tanıtır mısın?

İzmir doğumluyum. Liseyi İzmir Tevfik Fikret Lisesi’nde okudum, bu yıllarda Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazanan o şanslı azınlıktan olmak hedefimdi. Ne mutlu ki güzel bir dereceyle kazandım. Hukuk Fakültesi’nde okurken son yılımda Paris-1’de Erasmus yapma fırsatım oldu. 2016 yılında Galatasaray Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra yaklaşık 3 yıl boyunca uluslararası işler yapan Yegin Çiftçi Avukatlık Ortaklığı’nda çalıştım ve her zaman hedefim olan yüksek lisans macerasına atıldım. 2020 Mayıs ayında Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldum. Sonbaharda New York’ta çalışmaya başlamayı planlıyorum.

Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yüksek Lisansı kabulüne giden süreci biraz anlatır mısın? Başvuruya nasıl karar verdin? Harvard’da bir Galatasaray Üniversiteli olmak nasıl bir duygu?

Mezun olduktan sonra kariyerime uluslararası bir yön vermeyi hedefliyordum.  Yüksek lisans hem verdiği eğitim hem sağladığı uluslararası çevre hem de yurtdışında sağladığı olanaklar anlamında bu hedefe yönelik doğru bir adım. Birkaç yıl iş tecrübesi kazandıktan sonra yüksek lisansa başlamanın bana daha yararlı olacağı kanaatindeydim. O sebeple birkaç yıl çalıştıktan sonra İngiltere’deki ve Amerika’daki iyi okullara başvurmaya karar verdim. Başvuru süreci sağlam hazırlık gerektiriyor, yurtdışında yüksek lisans yapmış mezunların tecrübelerinden yararlanmak, onlara sorular sormak bu süreçte büyük avantaj sağlıyor. Benim de başvuru döneminde kafamdaki birçok sorunun cevabını GSÜ mezunları verdi. Harvard’da bir Galatasaray Üniversiteli olarak, Galatasaray Üniversitesi’nin yaşattığı birçok tecrübeyi uluslararası ortama taşımış oldum. Her tecrübenin kendine özgü yanları olsa da Galatasaray Üniversiteli biri olarak Harvard’ın ortamı veya derslerin zorluğu bana yabancı gelmedi.

Galatasaray Üniversitesi’nde aldığın eğitim ve Üniversite’de kazandığın kültür seni nasıl şekillendirdi, kariyer hedeflerini ve akademik başarını nasıl etkiledi?

GSÜ’nün öğrenci kitlesi çok özel. Herkes istisnai derecede zeki, çalışkan ve birikimli. Böyle bir kitleyle okumak bizi sınırlarımızı zorlamaya, kendimizi geliştirmeye itiyor.  Adapte olmaya, bizim gibi düşünen insanlar kadar aynı düşünmeyen insanlarla konuşmaya, fikir alışverişi yapmaya zorluyor. Bill Nye’in dediği gibi “Tanıştığın herkes senin bilmediğin bir şey biliyor.” Arkadaşlarımızın, mezunların fikirlerini, tecrübelerini, hedeflerini duymak bize kendi hedeflerimiz hakkında düşünme ve onları geliştirme fırsatı sunuyor.

Ayrıca derslerin geniş yelpazesi sayesinde sadece okuduğumuz bölüm değil felsefe, sosyoloji, tarih gibi birçok alanda kulağımıza minik de olsa bilgi çalınmış oluyor, biz oradan başlayıp bilgimizi, tecrübemizi istediğimiz yere taşıyabiliyoruz. Arkadaşlarımızla sayısız sosyal ve hukuki içerikli tartışma yapıyoruz. Eğitim ve sohbetlerin bu kadar kaliteli olduğu bir yerden lisans derecesine sahip olmak mezun olduktan sonra büyük avantaj sağlıyor.

Ek olarak dayanıklılığı öğretiyor diyebilirim. J GSÜ’nün uykusuz geçen sınav dönemleri sonrasında iş hayatındaki veya yüksek lisanstaki uzun ve yorucu saatler sürpriz olmuyor.

Galatasaray Üniversitesi’nde lisans öğrencisi olduğun zamanlara baktığında “keşke” dediğin ve değiştirmek istediğin noktalar var mı?

Zamanında “keşke” dediklerime bile şimdi bakınca onlardan çok şey öğrendiğimi düşünüyorum. O sebeple, herhalde çok fazla değiştirmek istediğim nokta olmazdı. Ama şunu söyleyebilirim ki hem kendi fakültemden hem diğer fakültelerden elimden geldiğince fazla sayıda kişiyle tanıştığıma çok memnunum. Keşke daha fazla kişi olsaydı tabii, ama tanıdığım her bir kişi çok değerli. Ders programının elverdiği ölçüde ders dışı aktivitelerde bulunmak da çok keyifliydi. Ben GSÜ İşletme Kulübü’nün bir parçasıydım, yaptığımız, düzenlediğimiz her bir etkinlik bana ayrı bir tecrübe kattı. Son olarak, Fransızca odaklı bir eğitime sahip olmak ne kadar öğretici olsa da hayatın sonraki aşamalarında iyi bir İngilizce’ye sahip olmanın önemini lisans yıllarında unutmamak gerektiğini düşünüyorum. O sebeple yurtdışı bağlantılı yaz okullarına, etkinliklere veya yarışmalara ağırlık vermek mezuniyet sonrası mutlaka fayda sağlıyor.

Galatasaray Üniversitesi mezunu olmak nasıl hissettiriyor, Galatasaray Üniversitesi diploması sahibi olmak sana nasıl artılar kazandırdı?

Galatasaray Üniversitesi mezunu olmak zeki, başarılı ve entelektüel bir öğrenci ve öğretim üyesi topluluğunun, kısacası Türkiye’deki çok özel bir camianın parçası olmak demek. Galatasaray Üniversitesi diploması sahibi olmak bana çok çalışmayı, adapte olmayı, entelektüel sohbetlerde sesimi duyurmayı öğretti, bir de tabii hayatıma çok güzel insanlar kazandırdı.

%d blogcu bunu beğendi: